Siyaset SDG – SURİYE ORDUSUNA ENTEGRE OLACAK MI? Yazar: Zirvem Gazetesi Ekim 19, 2025 Yazar: Zirvem Gazetesi Ekim 19, 2025 0 Yorumlar 4 Dakika Oku Paylaş 0FacebookTwitterPinterestTumblrVKWhatsappEmail 163 Mevcut Durum ve Abdi’nin Söylemleri Ön anlaşma ve çerçeve uzlaşı Mazlum Abdi, Ekim 2025’te Associated Press’e verdiği röportajda, SDG ile Şam yönetimi arasında Suriye ordusuna entegrasyon konusunda prensipte bir anlaşma sağlandığını söyledi. Bu entegrasyonun “bireysel katılımdan ziyade örgütlü birlikler halinde, Savunma Bakanlığı kuralları çerçevesinde” gerçekleştirileceği ifadesini kullandı. Abdi, SDF iç güvenlik unsurlarının (polis vs.) da ulusal güvenlik yapılarına entegre edileceğini belirtti. Abdi, bu entegrasyon sürecinde SDF’nin “komutanlarının ve deneyimli unsurlarının” Savunma Bakanlığı ve ordu komutası içinde saygın pozisyonlar elde edeceğini öngörüyor. Ayrıca Abdi, entegrasyon sürecinin gecikmesinde, Suriye’deki mezhepsel saldırılar, güvenlik olayları ve taraflar arasındaki güvensizlik unsurlarının rol oynadığına dikkat çekti. Ekim 2025’teki yeni gelişmeler Medyascope’un haberine göre, Abdi SDG’nin kuruluş yıldönümü konuşmasında, kısa süre önce Şam’a askeri bir heyet gönderileceğini ve entegrasyon konusunun görüşüleceğini aktardı. Independent Türkçe kaynaklarda, Abdi’nin “SDG, Suriye ordusuna büyük askeri oluşumlar halinde katılacak” dediği aktarıldı. Bir başka haber kaynağı, SDG ile Şam yönetiminin entegrasyon konusunda ön mutabakata vardığını bildirdi. Abdi’nin yaklaşımı Genel söyleminden çıkarabileceğimiz bazı noktalar şunlar: Mevcut askeri tecrübe vurgusu Abdi, sözde SDG’nin IŞİD’e karşı verdiği mücadele boyunca edindiği askeri tecrübenin Suriye ordusunu güçlendireceğini ve bu nedenle entegrasyonun “kazan-kazan” olacağını savunuyor. Blok halinde entegrasyon talebi Abdi, SDG’nin küçük gruplar halinde “dağılmasını” kabul etmiyor; örgütün “blok halinde” yani belirli birlikler şeklinde katılmasını istiyor. Merkezi otoriteyle ilişki kurma yönelimi Entegrasyondaki amaç SDG’yi Suriye devlet yapısının bir parçası haline getirmek; böylelikle “merkezi devlet-ordu” normuna yaklaşmak niyetinde gibi görünüyor. Ancak Suriye’de yeniden tek devlet, tek ordu anlayışına bir dönüş sinyali olabilir diye düşünülmesi bir yanılgı olabilir. Çünkü SDG, Suriye’deki özerklik düşüncesinden vazgeçmiş değil. Ayrıca PKK ile olan bağlantıları hala varken bu pek de mümkün görünmemektedir. Güven tesis etme çabası Abdi, entegrasyon adımlarının taraflar arasında güven tesis edici olması gerektiğini vurguluyor. “Eğer Suriyeliler anlaşırsa Türkiye’nin müdahale gerekçesi kalmaz” söylemi aslında Türkiye’nin bölgedeki varlığından rahatsızlık duyduğu anlaşılıyor. Engeller, Zorluklar ve Belirsizlikler Abdi’nin açıklamaları birçok karmaşıklıkla dolu: A) Şam yönetiminin tutumu Şam tarafı, SDG’nin “bloke halinde katılımını” kabul etmeyebilir; devlete sağdıklığı vurgulayıcı bir yaklaşımla, bireysel entegrasyonu tercih edebilir. SETA’nın analizinde bu nokta vurgulanıyor. Merkezi yönetim, bütün silahlı grupların çözülmesini ve devlet denetimine girmesini savunan bir çizgide olabilir. Entegrasyonun kapsamı, hangi unsurların dahil olacağı (örneğin güvenlik, polis, istihbarat) ve kimlerin liderlik pozisyonlarına konulacağı konularında güçlü pazarlık alanları var. B) Saha koşulları ve çatışmaların devamı Halep kırsalı ve diğer bölgelerde hükümet güçleri ile SDG arasındaki gerilim ve çatışmalar zaman zaman yeniden alevleniyor. Bu durum entegrasyon sürecini sabote edebilir. Güvenlik olaylarının ve mezhepsel saldırıların gölgesi, tarafların birbirine şüpheyle yaklaşmasına neden olabiliyor. Abdi de bu durumu sürecin gecikme nedeni olarak işaret etmiş durumda. C) Uluslararası ve bölgesel aktörlerin etkisi Türkiye: SDG’nin PKK ile bağları nedeniyle Ankara, entegrasyonu terörle mücadele bağlamında yakından izliyor. Türkiye’nin tepkisini Abdi, askeri operasyon ya da diplomatik baskı olarak gördükleri için Türkiye’yi, Suriye meselesinde devre dışı bırakmaya çalışıyor. ABD / Koalisyon güçleri: SDG, geçmişte IŞİD’e karşı koalisyonun önemli ortağıydı. Entegrasyon sürecinde ABD’nin konumu ve desteği kritik olabilir. Abdi, entegrasyonun “ulusal karakterde IŞİD’le mücadeleyi” güçlendireceğini belirtmiş durumda. Diğer yerel aktörler (Kürt gruplar, Arap kabileleri, rejim karşıtları): Entegrasyon sürecinde farklı kimlik, özerklik ve güç dengesi talepleri çatışabilir. D) Entegrasyonun örgütsel ve teknik zorlukları SDG’nin geniş sayısı Suriye ordusuna entegrasyonu sade bir dönüşümle yapılması mümkün olmadığını iddia eden Abdi de bu yüzden blok şeklinde entegrasyon vurgusu yapıyor. Askeri eğitim, lojistik sistemler, silah sistemleri, komuta-kontrol yapısı gibi altyapıların senkronizasyonunun gerekeceği düşüncesinde olduğunu belirtiyor. Entegrasyon kararı, bazı SDG unsurları arasında muhalefet yaratabilir — örgüt içindeki hizipler ve güven sorunları süreci baltalayabilir. Entegrasyonun yasal-mekansal boyutu: Özerk yönetim kurumlarının statüsü, yerel yönetimler, güvenlik alanlarında merkez ile yerel paylaşım gibi meseleler çözülmesi gerektiği ifade ediliyor. Olası Sonuçlar ve Senaryolar Entegrasyonun tam manasıyla gerçekleşip gerçekleşmeyeceği kestirilemese de birkaç olası senaryo şöyle: Başarılı entegrasyon, “blok” şeklinde SDG’nin belirli birlikleri, komuta yapısı korunarak Suriye ordusuna dahil olur; lider kadro önemli pozisyonlara gelir. Bu, hem merkezi devletin kontrolünü pekiştirir hem de SDG’yi meşrulaştırır. Kısmi entegrasyon / bireysel katılım Şam yönetimi, blok entegrasyonu kabul etmeyip, SDG üyelerini tek tek orduya kabul eder. Bu durumda SDG örgüt kimliği zayıflar. Süreç tıkanması veya geri çekilme Güven eksikliği, saha çatışmaları ya da dış baskılar nedeniyle anlaşma askıya alınabilir ya da revize edilerek daha sınırlı bir entegrasyon modeli benimsenecek hale getirilebilir. Koşullu entegrasyon ve özerklik garantileri Entegrasyon, ancak SDG bölgelerinde yerel özerklik ya da güç paylaşımı garantileri ile birlikte yürütülür. Böylece hem merkezi devlet hem yerel yönetim dengesi korunmaya çalışılır. Mazlum Abdi’nin söylemleri, SDG’nin Suriye ordusu içinde önemli bir rol alma arzusu taşıdığını gösteriyor. Ancak bu süreç, retorikten uygulamaya geçildiğinde muazzam pratik ve politik zorluklarla yüzleşecek. “Entregre olma” ihtimali pek de yüksek ihtimal gözükmüyor ve bu entegrasyonun nasıl, ne kadar kapsamlı ve hangi şartlarla olacağı hâlâ belirsiz. Ayrıca SDG, Suriye’de özerklik düşüncesinden vazgeçmiş değil ve terör örgütü PKK ile bağlarını kesmiş değildir. SDG’nin, Suriye Ordusuna entegre edilmesi ve olası yüksek makamların teslim edilmesi ordu içinde nasıl bir durum yaratır belirsizliğine korumaktadır. SDGSuriye Ordusu Paylaş 0 FacebookTwitterPinterestTumblrVKWhatsappEmail Zirvem Gazetesi Önceki Haberler TARİH BİLİMİ UZMANI VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANALİSTİ KUBİLAY MUHAMMET ÖZDEMİR SDG VE SURİYE ORDUSU HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ next post KUBİLAY MUHAMMET ÖZDEMİR KİMDİR? Ayrıca Bu Haberlerede Bakabilirsiniz Cumhurbaşkanı Erdoğan, 152. Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu onuruna verdiği akşam yemeğinde konuştu Nisan 17, 2026 Yavuz Ağıralioğlu: Devleti Muhafaza Etmeliyiz Nisan 15, 2026 Yavuz Ağıralioğlu: Kamuda Lale-Sülale Dönemine Son Vereceğiz Nisan 14, 2026 Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını beka meselesi olarak görüyoruz” Nisan 14, 2026 MHP Genel Başkanı Bahçeli’den Netanyahu’ya sert tepki Nisan 14, 2026 YAVUZ AĞIRALİOĞLU: ANAHTAR PARTİ KIYMETLİ BİR ALTERNATİF Nisan 13, 2026