Öne ÇıkanlarEkonomiTarih Tarihçi – Yazar Kubilay Muhammet Özdemir İle Röportaj: “Terörle Müzakere Değil, Mücadele Edilir, Devlet Aklı Hatırlanmalıdır” Yazar: Zirvem Gazetesi Aralık 27, 2025 Yazar: Zirvem Gazetesi Aralık 27, 2025 0 Yorumlar 4 Dakika Oku Paylaş 0FacebookTwitterPinterestTumblrVKWhatsappEmail 172 Gazeteci Ayşe Demir: Tarihçi – Yazar Kubilay Muhammet Özdemir, DEM Parti’nin kamuoyuna sunduğu raporu, yeniden gündeme gelen “açılım” tartışmalarını, Suriye’de SDG/YPG gerçeğini ve Ankara’nın izlediği politikaları sert sözlerle eleştirdi. Özdemir, “Teröristten barış, uzantısından sadakat çıkmaz” dedi. Kubilay Muhammet Özdemir ile online yaptığımız röportajda kendisi hakkında gerek öncesinde gerekse bu röportajımızda edindiğim izlenim ise çok net! Özdemir iyi bir uluslararası ilişkiler analisti ve gerçekten mükemmel bir tarihçi, eğitimci ve genç yaşına rağmen birçok siyasetçiden daha çok deneyimli ve engin bir bilgi sahibi. Bununla birlikte gerçek bir Türk milliyetçisi ayrıca vatana ihanet konusunda çok sert ve keskin çizgilere sahip olan birisi olarak gördüm. Bu zamana kadar herhangi bir sağ partinin yönetiminde yer almaması kesinlikle o partilerin kaybı olarak değerlendiriyorum. Kendisiyle röportaj öncesi siyasete girip girmeme konusunda özel bir takım sorular sordum. Kendisi de birkaç denemede bulunduğunu ancak olumlu bir sonuç alamadığını ifade etti. Kendisinin verdiği cevaplardan şunu anladım. Ciddi manada rakiplerini ekarte edebilecek düzeyde birisi olduğu için baştan önü hep kesilmiş diye kendimce yorumladım. Ülkemizde maalesef siyasete kafası basanlar, kafası basmayanlar tarafından ayağının kaydırıldığına bir kez daha şahit oldum. Ne acı değil mi? Kubilay Muhammet Özdemir tüm bunların yanında bilgili, deneyimli, cesaretli, karizmatik ve liderlik özellikleri yüksek olan genç bir kişilik olarak da tanımlamak mümkündür. Kurt bir kişilik olarak pek yakın zamanda büyük işlere imza atacağını düşünüyorum. Gazetecilik mesleğimin daha başında olmama rağmen birçok siyasetçi, bürokrat ve devlet adamıyla görüştüm. Fakat ilk defa Kubilay Muhammet Özdemir gibi farklı bir liderle karşılaştım. O yüzden bu röportajı kendim ve ülkem için çok kıymetli buluyorum. Ayrıca kendisine de gazetesini bana açtığı için teşekkür ediyorum. Ayşe Demir: DEM Parti’nin yayımladığı rapor kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Siz bu raporu nasıl değerlendiriyorsunuz? Kubilay Muhammet Özdemir: Bu rapor bir “demokratik talep metni” değildir; açık konuşmak gerekirse bir dayatma ve oldu-bitti belgesidir. İçeriğine baktığınızda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni suçlu, terör örgütünü ise mağdur gösteren bir zihniyet görüyorsunuz. Olmayacak taleplerin, bilerek ve isteyerek gündeme sokulduğu çok açıktır. Amaç çözüm üretmek değil; Türkiye’yi tartışmaya zorlamak, devleti savunma pozisyonuna itmek ve terörle mücadeleyi sulandırmaktır. Ayşe Demir: Bu raporun, geçmişte yaşanan “çözüm süreci”ne benzer bir zemini yeniden oluşturma amacı taşıdığı yönünde yorumlar yapılıyor. Sizce bu yeni bir açılım süreci midir? Kubilay Muhammet Özdemir: İsmini ne koyarsanız koyun, öz aynıysa sonuç da aynıdır. Bu, açılım sürecinin makyajlanmış hâlidir. Geçmişte bu ülke açılım adı altında çok ağır bedeller ödedi. Terör örgütü şehirleri silah deposuna çevirdi, hendekler kazıldı, askerimiz ve polisimiz şehit oldu. Bugün hâlâ aynı aktörlerle aynı dili kullanarak farklı bir sonuç beklemek imkânsızdır. Ayşe Demir: Burada hükümete de ciddi bir eleştiriniz var sanırım. Kubilay Muhammet Özdemir: Elbette var. Devlet yönetmek, hafıza işidir. Dün ne yaşandığını unutarak bugün politika kurulmaz. Cumhurbaşkanlığı makamı ve hükümet, bu tür süreçlerde çok daha net ve keskin bir duruş sergilemek zorundadır. “Terörle mücadele ediyoruz” demek yetmez; terörün siyasi uzantılarıyla da mesafe koyduğunuzu fiilen göstermeniz gerekir. Aksi hâlde verilen mesaj muğlaklaşır. Ayşe Demir: MHP ve Devlet Bahçeli’nin bu süreçteki tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Kubilay Muhammet Özdemir: Açık söyleyeyim: Milliyetçilik iddiasında olan bir siyasi hareketin, bu tür tartışmalarda daha sert, daha tavizsiz olması gerekir. Türk milliyetçiliği, devletin birliğini pazarlık konusu yapmaz. Devlet Bahçeli’nin geçmişte teröre karşı ortaya koyduğu net çizgi herkesin malumudur. Bugün ise tabanda ciddi bir rahatsızlık vardır. Bu rahatsızlık görmezden gelinmemelidir. Ayşe Demir: Suriye boyutuna gelirsek… SDG’nin silah bırakacağı ve Suriye ordusuna entegre olacağı yönünde iddialar gündeme geliyor. Siz bu iddialara inanıyor musunuz? Kubilay Muhammet Özdemir: Kesinlikle hayır. Bu, sahayı bilmeyenlerin ya da bilip de görmezden gelenlerin dillendirdiği bir masaldır. SDG dediğiniz yapı, YPG’nin tabelasıdır. YPG ise PKK’nın ta kendisidir. Bu örgütlerin amacı Suriye ordusuna entegre olmak değil; fiilî bir yapı kurmak ve zamanı geldiğinde bunu siyasallaştırmaktır. Silah bırakmazlar, çünkü varlık sebepleri silahtır. Varsayalım ki SDG, Suriye ordusuna entegre oldu. Fakat ufak bir çatlakta Suriye ordusunda silahlar birbirine dönmeyeceğini kim garanti edebilir? Ayşe Demir: Yani bu yapılara güvenilemeyeceğini söylüyorsunuz. Kubilay Muhammet Özdemir: Teröriste güven olmaz. Nokta. Terör örgütleri ve onların siyasi uzantıları, güç kazandıkça taleplerini büyütür. Bugün “kültürel hak” derler, yarın “özerklik”, öbür gün “bağımsızlık” isterler. Bu, örgütsel stratejidir. Amaçları bellidir: Türkiye’yi güneyden kuşatmak, içeride ayrıştırmak ve uzun vadede bölmek. Ayşe Demir: Bu noktada devletin nasıl bir politika izlemesi gerektiğini düşünüyorsunuz? Kubilay Muhammet Özdemir: Devlet, duyguyla değil akılla yönetilir ama akıl da tarihi ve tecrübeyi yok saymaz. Yapılması gereken şey çok nettir: Terörle müzakere değil, mücadele. İçeride siyasi meşruiyet kazandırmaya çalışılan yapılara net bir set çekilmelidir. Dışarıda ise Suriye’nin kuzeyinde oluşan her terör yapılanması, Türkiye’nin millî güvenlik meselesi olarak görülmelidir. Ayşe Demir: Toplumda bu konuda bir kafa karışıklığı olduğunu düşünüyor musunuz? Kubilay Muhammet Özdemir: Evet, çünkü dil bozuldu. Kavramlar bilinçli olarak bulanıklaştırılıyor. “Barış”, “demokrasi”, “hak” gibi kavramlar, terör örgütlerinin ajandasına hizmet edecek şekilde kullanılıyor. Oysa gerçek barış, silahın sustuğu değil; terörün tamamen tasfiye edildiği ortamda olur. Ayşe Demir: Son olarak hem yöneticilere hem de kamuoyuna vermek istediğiniz mesaj nedir? Kubilay Muhammet Özdemir: Bu devlet, bin yıllık bir tecrübenin ürünüdür. Türk milleti, defalarca bölünmek istenmiş ama her seferinde bedel ödeyerek ayakta kalmıştır. Bugün yapılması gereken şey çok basittir: Teröriste güvenme, uzantısına meşruiyet verme, devleti tartışmaya açma. Kim hangi makamda olursa olsun, bu çizgiden saparsa eleştirilir. Çünkü bizim tarafımız kişiler değil, Türk Devleti’dir. PKKSDGSuriyeTarih Bilim Uzmanı ve Uluslararası İlişkiler Analisti Kubilay Muhammet ÖzdemirTerörYPG Paylaş 0 FacebookTwitterPinterestTumblrVKWhatsappEmail Zirvem Gazetesi Önceki Haberler Anahtar Parti Gıda ve Sağlık Politikasını Açıkladı next post Cumhurbaşkanı Erdoğan, 455 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi ve Anahtar Teslimi Töreni’nde konuştu Ayrıca Bu Haberlerede Bakabilirsiniz Malatya’ya Patriot hava savunma sistemi konuşlandırılıyor Mart 11, 2026 Kakao fiyatlarındaki düşüş, küresel çikolata talebine rağmen Batı Afrika çiftçilerini zor durumda bırakıyor Mart 10, 2026 Hürmüz Boğazı krizi: Orta Doğu’daki savaş petrol fiyatlarını 100 doların üzerine çıkardı Mart 10, 2026 Piyasalar Kilitlendi: Merkez Bankası Faiz Kararı İçin Geri Sayım Başladı! Mart 9, 2026 EGM: Standart plakaların değişim zorunluluğu bulunmamakta Mart 8, 2026 Doğu Türkistan’da Ramazan Zulmü: Oruç Tutana Hapis Mart 7, 2026