Anasayfa Öne ÇıkanlarÖzel Haber: Nusaybin’de Türk Bayrağına Saldırı ve Suriye’de SDG Terör Örgütünün Son Durumu

Özel Haber: Nusaybin’de Türk Bayrağına Saldırı ve Suriye’de SDG Terör Örgütünün Son Durumu

Yazar: Zirvem Gazetesi
0 Yorumlar 3 Dakika Oku

Türkiye, kırk yılı aşkın süredir PKK terörüyle mücadele ederken; örgütün Suriye uzantıları YPG ve SDG üzerinden yürütülen süreç, hem sahada hem de siyasette yeni tartışmaları beraberinde getirmiştir. Son günlerde yaşanan gelişmeler, “terörle müzakere değil, mücadele” tezini bir kez daha doğrulamıştır.

SURİYE’DE DÜN YAŞANANLAR: ÇOCUKLAR VE SİVİLLER HEDEFTE

Suriye’nin kuzeyinde son günlerde yaşanan çatışmalarda, PKK/YPG/SDG unsurlarının kontrol ettiği bölgelerde sivillerin ve çocukların hayatını kaybettiği yönünde ciddi iddialar ve saha raporları kamuoyuna yansımıştır.

Uluslararası kuruluş raporları ve açık kaynak veriler, bu yapıların: Sivilleri kalkan olarak kullandığını Çocukları zorla silah altına aldığını Muhalif yerel halk üzerinde baskı kurduğunu ortaya koymaktadır.

Bu durum, örgütün yalnızca Türkiye için değil, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve bölge halkı için de bir tehdit olduğunu göstermektedir.

“ENTEGRASYON” MASALI: PKK SİLAH BIRAKMADI

Son dönemde, SDG’nin Suriye ordusuna entegre edileceği yönünde bazı açıklamalar yapılmış olsa da sahadaki gerçeklik bu iddiaları doğrulamamaktadır.

Örgüt: Silah bırakmamış Hiyerarşik yapısını dağıtmamış PKK ile bağlarını koparmamıştır.

Bu nedenle söz konusu “entegrasyon” söylemi, terörü meşrulaştırmaya dönük bir siyasi manevra olarak değerlendirilmektedir. Türk devlet aklı açısından bu tablo nettir:

NUSAYBİN’DE VE BAŞKA NOKTALARDA TÜRK BAYRAĞINA SALDIRI

Son günlerde Mardin’in Nusaybin ilçesi başta olmak üzere, sınır hattına yakın bazı bölgelerde Türk bayrağına yönelik provokatif eylemler kamuoyunda büyük tepki çekmiştir.

Bayrak, bu milletin bağımsızlığının ve şehit kanıyla yoğrulmuş egemenliğinin sembolüdür.

Bayrağa uzanan el, doğrudan Türk devletine ve milletine uzanmış sayılır.

Bu saldırılar, terör örgütlerinin ve onlarla aynı çizgide hareket eden yapıların psikolojik harp ve sokak provokasyonu stratejisinin bir parçası olarak okunmaktadır.

MiLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINDAN AÇIKLAMA

Nusaybin’de bulunan geçişe kapalı sınır kapısından terör örgütü sempatizanları tarafından sınır geçme teşebbüsünde bulunulması ve sınır kapısındaki bayrağımıza saldırılmasıyla ilgili idari tahkikat başlatılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

DEM PARTİ VE SİYASİ TUTUM TARTIŞMASI

DEM Parti’nin: PKK/YPG/SDG’ye yönelik net ve açık bir mesafe koymaması Güvenlik politikalarını yürüten devlet kurumlarını hedef alan söylemleri Terörle mücadelede kilit rol üstlenen isimleri eleştiri adı altında yıpratma çabası millî kamuoyunda ciddi rahatsızlık yaratmaktadır.

Özellikle Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın hedef alınması, Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığını zayıflatmaya dönük bir siyasi tutum olarak yorumlanmaktadır.

Devletin güvenlik bürokrasisini hedef almak, doğrudan terörle mücadele iradesini tartışmaya açmak anlamına gelir.

TERÖRİSTİ KORUMA ALGISI VE TOPLUMSAL TEPKİ

DEM Parti’nin söylem ve eylemleri, geniş bir kesim tarafından:

“Terör örgütlerine alan açma” “Devletin güvenlik reflekslerini zayıflatma” “Sokak olaylarını meşrulaştırma” şeklinde değerlendirilmektedir.

Bu algı tesadüf değildir. Terörle arasına net çizgi çekmeyen her siyasi yapı, ister istemez bu şüphenin muhatabı olur.

TARİHÇİ YAZAR KUBİLAY MUHAMMET ÖZDEMİR’İN DEĞERLENDİRMESİ

Tarihçi Yazar Kubilay Muhammet Özdemir, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu tespiti yapmaktadır:

“Tarih bize şunu öğretmiştir: Terör örgütleriyle kurulan her yarım temas, devlete daha ağır bedeller olarak geri dönmüştür. PKK’nın dün yaptığını bugün YPG, yarın başka bir isim yapacaktır. Devlet aklı, isimlere değil, yapının kendisine bakar. Türk devleti için esas olan bayrak, vatan ve millettir.”

Özdemir’e göre, Suriye’de yaşananlar Türkiye’nin terörle mücadelede neden tavizsiz olması gerektiğini bir kez daha göstermiştir.

SİYASİLERDEN GELEN TEPKİ

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz:

“Nusaybin–Kamışlı sınır hattında Suriye tarafındaki terör örgütü YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yapılan alçak saldırıyı lanetliyorum. Bu alçaklığı planlayan ve uygulayanlar hukuk önünde mutlaka hesap verecek, bayrağımıza gerçekleştirilen saldırı hiçbir şekilde cezasız kalmayacak” dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu X hesabından şu paylaşımda bulundu:

Her şey bayrağımız için!
Her şey onun uğruna!

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ X Hesabından şu açıklamaları yaptı:

Nusaybin’de Şanlı Türk Bayrağı’na yönelik çirkin saldırıyı Zafer Partisi olarak kınıyor ve Türk Devleti’nin bayrağımıza yönelik saldırıya, tıpkı KKTC sınırında bir zamanlar olduğu gibi verilmesi gereken cevabı vermesini bekliyoruz.

Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik X Hesabından şunları paylaştı:

Şanlı bayrağımıza yapılan alçak saldırıyı lanetliyoruz. Suriye tarafındaki terör örgütü SDG yandaşları tarafından Nusaybin-Kamışlı sınır hattında şanlı bayrağımıza yapılan alçak saldırıya en net ve güçlü karşılık verilecektir. Bayrağımız tüm değerlerimizin sembolüdür. Değerlerimize saldıranlar bunun bedelini muhakkak ödeyecektir.

Ayrıca Bu Haberlerede Bakabilirsiniz