Köşe YazılarıEkonomiTarih KUBİLAY HAN Yazar: Kubilay Muhammet Özdemir Şubat 21, 2026 Yazar: Kubilay Muhammet Özdemir Şubat 21, 2026 0 Yorumlar 10 Dakika Oku Paylaş 0FacebookTwitterPinterestTumblrVKWhatsappEmail 53 23 Eylül 1215’te doğan Kubilay, “Hanlar Han’ı” ve “Nesillerin Atası” olarak anılmıştır. Ancak Çinlileştiği yönündeki iddialar nedeniyle araştırma yapılmış ve kendisi hakkında biraz bilgi vermek amacıyla bu yazı kaleme alınmıştır. 18 Ağustos 1227’de Cengiz Han’ın ölmesiyle (Rene Grousset, Bozkır İmparatorluğu Atilla – Cengiz Han – Timur, Ötüken Yayınları, Çev:M. Reşat Uzmen, Bas:6, İstanbul 2010, s.281) birlikte Moğol tahtına iki yıl kimse çıkamamıştır. 1229 yılına gelindiğinde Cengiz Han’ın dört oğlu aralarında anlaşmaya varmış ve Moğol toprakları bölünerek kendi aralarında paylaşmışlardır. Cengiz’in oğlu Cuci öldüğü için yerine geçen oğlu Batu Altın Orda topraklarına, Cengiz Han’ın ikinci oğlu olan Çağatay Orta Asya’ya, Kubilay’ın babası Tuluy, Çin’in kuzeyi ve Moğolistan’ı yönetecekti. Fakat Cengiz Han’ın üçüncü olan Ögeday kağan seçildiği için tüm Moğol topraklarının yönetiminden sorumlu olmuştur. Ancak Ögeday’da 11 Aralık 1241’de ölünce naip olarak yerine karısı Töregene geçmiştir. Ögedey kendisinden sonra yerine üçüncü oğlu Küçü’yü tayin etmişti. Ancak Küçü 1236’da Songlara karşı yapılan savaşta ölünce, Küçü’nün büyük oğlu Şiremön Kağan olarak belirlenmiştir. Ancak Töregene, Şiremön’ün değil oğlu Güyük’ün tahta geçmesini istemiş ve öyle olmuştur. Böylece Güyük 1246 yılında Kağan olmuştur. Ancak Güyük’de Nisan 1248’de ölmüş yerine oğlu Kaymış naipliği üzerine almıştır. Ancak Batu Ögeday’ın soyunu bertaraf etmek için Tuluy’un karısı olan Sorgaktani ile ittifak kurmuştur. Böylece Batu Han 1250 yılında toplanan kurultay’da Sorgaktani’nin oğlu Mongka’yı han seçtirmiştir. (Rene Grousset, a.g.e., s.303- 309) Böylece hanlık Tuluy hanedanlığına geçmiştir. Ancak Mongka’nn 1259’da ölmesiyle kardeşi Kubilay 5 Mayıs 1260’ta, Moğolistan’ın başkenti Karakurum’daki kurultay’da “Büyük Han” ilan edilmiştir. (Mustafa Uyar, “Buga Chingsâng: Protagonist of Qubilai Khan’s Unsuccessful Coup Attempt Against The Hülegüid Dynasty”, Belleten, Çev: Erhan Ateş, LXXXI/291, Ağustos 2017, s.218) Fakat bu olay hem Kubilay’ın ortaya çıkışını hem de Moğol Hanlığı içinde çatışmaların çıkmasını sağlamıştır. İlk olarak Kubilay’ın hanlığını tanımayacak olan kardeşi Arık Buka olmuştur. Kendisini Ulu Han ilan olarak ilan ettirmiştir. Ancak Arık Buga, Kubilay Han ile uzlaşmış ve 1266’da Buka’nın hastalanıp ölmesiyle bu sorun kendiliğinden sonlanmıştır. (Morris Rossabi, Kubilay Han, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çev: Özgür Özol, İstanbul 2015, s.59) Kubilay’ın idaresinin önünde hiçbir engel kalmadı derken bir başka isyanda Ögeday’ın torunu olan Kaydu tarafından çıkarılmıştı. Kaydu, 1268, 1275, 1286 ve 1290 yıllarında Kubilay Han’ın Uygur ve Moğolistan’daki topraklarına saldırmıştı. Bunun üzerine Kaydu ile mücadeleye giren Kubilay Han, Kaydu’nun boyun eğdiğini görecek kadar uzun yaşamamıştır. (Mustafa Uyar, “a.g.m.”, s.219.) Hive Hanı Ebu’l – Gazi Bahadır Han bizzat yazdığı “Türk Şeceresi Türk’ün Soy Ağacı” adlı eserinde aynen şöyle demektedir: “Hülagu Han’dan, Börke ve Algu’dan (Baydur’un oğludur) elçiler gelip Kubilay Kaan’ın Padişahlığını kabul ettiklerini bildirdiler. Kaan Ceyhun’dan Şam ve Mısır’a kadar Hülagu’ya Kıpçakla Sayın Han’a ait olan diğer yerleri Börke’ye ve Altay’dan Amu (Amuderya) Irmağına kadar olan ülkeleri de Çağatay Han’ın torunu Algu’ya verdi. Kaan Çin’i tamamıyla fethetti. Otuz yıl hüküm sürdü. Kubilay Kaan’ın yaptığı şeyler büyük ve bir o kadar da çoktur. Bunların bir kitaba sığması mümkün değildir.” (Ebu’l Gazi Bahadır Han, Türk Şeceresi Türk’ün Soy Ağacı, İlgi Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul 2010, s.153-154.) Kubilay Han, Çin’de mevcut olan tahta çıkan ailenin yeni bir ad olması usulünü uyguladı ve Yuan Hanedanı’nın kuruluşunu ilan etti. Böylece Kubilay kendisinden önceki Çin hanedanlarının meşru varisi olma iddiasında bulunmuş oluyordu. (Gaye Yavuzcan, Kubilay Han Nesillerin Atası, Selenge Yayınları, İstanbul 2021, s..119.) Kubilay Han burada 1271 – 1294 yılları arasında hükümdarlık yapmıştır. Yuan Hanedanlığı’nın başkenti ise Pekin yani Hanbalık olmuştur. 1279 yılında da Song Hanedanlığı’na kesin olarak son verilmiş ve Çin birleştirilmiştir. (Perrin Margaryan, “Çin Fatihi Kubilay Han Kimdir?”, https://arkeofili.com/cin-fatihi-kubilay-han-kimdi/, Erişim Tarihi: 10.07.2021) Fetihlerine devam eden Kubilay Han 1231 ile 1236 yılları arasında Kore’yi ele geçirmiş, 1279 Güney Çin’in ilhakını tamamladıktan sonra 1274 – 1281 yılları arasında Japonya Seferleri, 1293’de Cava ve 1280’de Hindiçin savaşlarında başarısız olmuştur. Fakat Birmanya’yı koruması altına almayı başarmıştır (1277-1300). (Jean Paul Roux, Türklerin Tarihi Pasifik’ten Akdeniz’e 2000 Yıl, Kabalcı Yayınevi, Çev: Aykut Kazancıgil ve Lale Arslan Özcan, Bas:11, İstanbul 2015, s.280.) Hint denizindeki büyük adalardan bir bölümünü savaşmadan ele geçirmiştir. (Hazırlayan Niyazi Akşit, A’dan Z’ye Kültür ve Tarih Ansiklopedisi, Yeni Şafak Gazetesinin Kültür Armağanı, C.1,Ankara 2004, s.518.) Tarihte Çin’in tamamına hükmeden ilk yabancı hükümdar olan Kubilay Han, 18 Şubat 1294 yılında öldüğünde torunu Temür tahta geçmiştir. Kubilay Han, Moğol İmparatorluğu’nun son kudretli hükümdarı olmuştur. Onun ölümünün ardından İlhanlı ve Altın Orda hükümdarlarının bağlılıkları zayıflamış ve zamanla kopmuştur. Moğol İmparatorluğu’nun Çin’den yönetilmesi girişimi de Yuan Hanedanı’nın son hükümdarı Togan Temür’ün Çin’i terk etmek zorunda kalmasıyla 1368’de son bulmuştur. (Roxann Praznıak ve Osman Gazi Özgüdenli, “Kubilay Kağan”, https://islamansiklopedisi.org.tr/kubilay-kagan, Erişim Tarihi: 10.07.2021) Çağataylıların ve Altın Orda’nın Türkleşip Müslümanlaşmasıyla ayrıca Çin’de de Yuan Hanedanı’nın son bulmasıyla Moğol İmparatorluğu son bulmuştur. (Osman Gazi Özgüdenli, “Moğollar”, https://islamansiklopedisi.org.tr/mogollar, Erişim Tarihi: 10.07.2021) 1. Kubilay Han Hakkında Az Bilinenler Bu bölümde Kubilay hakkında az bilinenleri derlenerek sunulmuştur. Kubilay Han gerçekten “Hanlar Han’ı” mı? Çin’i fethettikten sonra Çinlileşti mi? Nasıl bir ailesi vardı? gibi kısa açıklamalar yapılarak bu bölüm sonlandırılmıştır. Marco Polo’nun, “Kubilay Han Üzerine Notlar” isimli eserinde Kubilay Han’ın gücünden şöyle bahsedilmiştir: “Büyük Han son derece kudretli olup bu unvanı hak eder; halkı, hükmettiği ülkesi, zenginlikleri açısından son derece güçlüdür ve bu, Adem babamızdan bu yana bu dünyada var olmuş ve var olan herkes tarafından bilinmelidir.” (Marco Polo, Kubilay Han Üzerine Notlar, Fabula Kitap, Çev: Aslı Ümmüs Bahadırlı, İstanbul 2016, s.25.) Yine Marco Polo, Kubilay Han’ın görünüşünü şöyle tarif eder: “Yapılıdır, çok uzun ya da çok kısa olmayan ortalama bir boydadır. Uzuvları kaslı ve orantılı büyüktedir. Açık tenli ve gül gibi al yanaklıdır, siyah gözlü ve yakışıklı olup kıvrımlı burnu yüzünün tam ortasına yerleşmiştir.” (Marco Polo, a.g.e., s.35.) Kubilay Han hakkında her ne kadar Çinlileşmiş iddiaları ortaya atılsa da o kendisini evrensel bir hükümdar olarak tanımlamıştır. Kendisini evrensel olarak tanımlasa da kendi kültürünü korumayı da ihmal etmemiştir. Hatta kendi özel yaşamında yerel mirasını korumuş ve dört eşinin hepsi de Moğol olmuştur. Fakat cinsel ilişkileri dört eşiyle sınırlı değildi. Oldukça büyük bir haremi vardı. (Morris Rossabi, a.g.e., s.169.) Kubilay Han’ın dört karısından yirmi iki erkek çocuğu olmuştur. Hatta dedesine olan sevgisinden dolayı en büyük çocuğunun adı Cengiz’di. Hatta Kubilay Han’ın yerine tahta geçmesi düşünülmüş fakat Cengiz genç yaşta hayatını kaybetmiştir. Ayrıca Kubilay Han’ın diğer cariyelerinden yirmi beş oğlu daha olmuştur. Marco Polo hepsinin cesur savaşçılar ve iyi adamlar olduğunu ayrıca her birinin iyi birer baron olduğunu ifade etmiştir. Dört eşinden olan oğullarının yedisinin büyük illerin ve krallıkların başında olduğunu da eklemiştir. (Marco Polo, a.g.e., s.37.) Kubilay Han ve en çok sevdiği karısı Çabi’den olma oğullarından Dorji uzun yaşamamıştır. En çok sevdiği oğlu ve aynı zamanda veliahtı olan oğlu Jingim ise yine erken yaşta ölmüştür. Diğer oğlu Mangala’da 1278’de Kubilay Han’dan önce hayatını kaybetmiştir. Mangala iyi bir idareci ve askerdi. Kendisinin hem İslam’a hem de Budizme ilgisi vardı. Fakat Mangala’nın oğlu yani Kubilay Han’ın torunu olan Ananda ise Müslüman olmasıyla öne çıkan bir figür olmuştur. Kubilay Han’ın torunu Ananda Kur’an-ı Kerim’i ezbere bildiği ve İslam’ı yaymaya gayret ettiği için ayrıca da 1307 yılında Yuan Tahtına çıkma imkânı olduğundan dolayı suikast düzenlenerek öldürülmüştür. (Gaye Yavuzcan, a.g.e., s.114.) 2. Kubilay Han’ın Çinlileştiği İddiaları Kubilay Han, Çin kültürünün kendisini yutmasından sakınmaya çalışmıştır. Asimile olmamak için Moğollar ve Çinlileri ayırmıştır. Uyguladığı siyaset tamamen Moğolların özgün kimlerini koruması yönündeydi. Her ne kadar Çin İmparatoru olarak Konfüçyüsçü törenleri, şenlikleri ve kurbanları sürdürse de öte yandan bu törenler için yapılacak harcamaların kısıtlanmasının yolarını aramıştır. Devlet işlerinde de kendi uygulamaları ile Çinlilerinkini ayrı tutmuştur. Ayrıca İmparatorluğun her yerinde devlet yetkililerini kontrol etmek için ajanlık yapmak üzere denetçiler yerleştirmiştir. (Morris Rossabi, a.g.e., s.167-168) Kubilay diğer milletlerden de eleman alımında bulunmuştur. John Man, “Kubilay Han” isimli eserinde şöyle bir tespitte bulunmuştur: Kubilay Han, “gelecekle geçmişi, yerel çıkarlarla imparatorluk çıkarlarını, Moğollarla Çinlileri ve Türkleri dengelemekten hoşlanırdı. Hükümet tavsiyeleri için Çinli bir takımı vardı. Askeri konularda Moğollara danışıyordu. Tercümanlık ve sekretaryalık görevleri için Türkleri seçmişti. Bu şaşırtıcı derece büyük ve farklılaşmış bir gruptu. Siyasi denge için oluşturulmuş toplam iki düzinelik gölge bir kabineydi.” (John Man, Kubilay Han, Yakamoz Kitap, Çev: İlke Önelge, İstanbul 2016, s.50.) Kubilay Han, Moğol geleneklerini korumak için Moğol törenlerini sürdürmüştür. Savaşa gitmeden önce yere kımız döküp, düşmanlarına karşı Göğün yardımını almıştır. Şamanlar da Göğün desteği için yakarışlarda bulunmuşlardır. Kubilay ve halefleri, dağlara, ırmaklara ve ağaçlara Moğol tarzı kurbanlar vermeyi sürdürmüşlerdir. Kubilay’ın sık sık şamanlardan yardım alması da Moğol geleneğine desteğinin sürdüğünü göstermiştir. Ayrıca Kubilay Han, Moğol kadınlarının haklarını korumuş ve Çinli kadınların ayak sıkma yöntemini uygulatmamıştır. Moğol kültürünün unutulmamasının en belirgin göstergesi ise av merakıydı. Bu nedenle Kubilay Han av mevsimini güzden bahara çekmiştir. (Morris Rossabi, a.g.e., s.168-169.) Kubilay Han, Çin’de yaşadığı halde kendi toplumuna bağlı kalmış ve Moğolcayı devletin resmi dili yapmıştır. Buna ilaveten Çince eserleri de Moğolcaya çevirtmiştir. (Hazırlayan Niyazi Akşit, a.g.e., s.518) 3. Kubilay Han’ın Projeleri Ayrıca Kubilay Han devlet idaresinde de değişiklikler yapmıştır. Yine Ordu da bir takım düzenlemelere giderek 1263’te Askeri işler Dairesini kurmuştur. Maliye politikasında da değişikliklere giden Kubilay Han’ın en dikkat çekici hususu ise kağıt paranın kullanılmaya başlanması olmuştur. Buna ilaveten ticarete önem vermiş ve uluslararası ticareti teşvik etmiştir. Kubilay Han sosyal yapıyı da düzenlemiştir. Ayrıca Posta teşkilatını daha da hızlandırmıştır. Bununla Eğitime de önem veren Kubilay Han 20.166 ilkokul açmış ve burada ağır klasik Çince metinler ile yararlı olmayan bilgileri ezberletmek yerine, kendi yerel diyalektlerinde eğitim verilmesi ve daha etkin tarım yapılmasının yolları öğretilmesi prensibi esas alınmıştır. Eğitim konusunda atılan bu adımlar, eksiklikleri bir yana, sadece eğitimde fırsat eşitliği açısından Kubilay Han’ın tarihsel rolüne önemli bir örnek olmuştur. (Gaye Yavuzcan, a.g.e., s.85-100.) Kubilay Han’ın ilkokullar açtırarak daha etkin tarım yapılmasının yolları öğretilmesi Türkiye’de 17 Nisan 1940’da kurulan Köy Enstitüleri Projesinin belki Türkiye’de ilkokul öğretmeni yetiştirme kısmına değil ancak öğrencilere tarım yapılmasının yolları öğretilmesi konusunda bir benzerlik olduğu görülmektedir. Çünkü 1940 yılından itibaren tarım işlerine elverişli geniş arazileri bulunan veya bu gibi yerlerin yakınlarına Köy Enstitüleri açılmıştır. 1940 – 1946 yılları arasında köy enstitülerinde 15.000 dönüm tarla tarıma elverişli hale getirilmiş ve üretim yapılmıştır. (“Köy Enstitüsü”, https://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%B6y_enstit%C3%BCs%C3%BC, Erişim Tarihi: 11.07.2021) Kubilay Han, Moğol mirasını korurken belli başlı Çin uygulamalarını reddetmeyen ve evrenselliğe ulaşma çabası gösteren bir kültürel siyaset çizmede hayranlık uyandıracak kadar başarılı olmuştur. Dini hoşgörüsünün yanında farklı kişilere de farklı davranmıştır. Çinlilere karşı sanatların ve zanaatların hamisi rolünde olmuştur. Bazı Çinli ressamları, çömlekçileri ve diğer zanaatkârları desteklemiştir. Topraklarının geri kalanında yaşayanlara karşı kucaklayıcı bir tavır göstermiştir. (Morris Rossabi, a.g.e., s.170-171.) Kubilay Han eşi Çabi’nin ölmesi ardından en sevdiği oğlu Jingim’in de ölmesiyle sarsılmıştır. Bu nedenle kımızla birlikte kuzu etini de bolca tüketmiştir. Ömrünün son yıllarında sadece kilo almakla kalmamış, başka hastalıklarla birlikte gut hastalığı nedeniyle de sıkıntılı günler geçirmiştir. 1294 yılında seksen yaşındayken hayatını kaybetmiştir. Gömüldüğü yer de bir sır olarak gizlenmiştir. Kubilay Han’ın ölümü imparatorluk zirvedeyken gerçeklemiştir. Ondan sonra gelen kimse onun başarısını yakalayamamıştır. Yuan Hanedanı devrilip, 1368’de Ming Hanedanını kuran T’ai-tsu, Yuan dönemini saygıyla anmıştır. Hatta Nanking’deki sarayında yaptırdığı Song, T’ang, Sui ve Han hükümdarlarının heykellerinin yanında Kubilay Han’ın heykeline de yer verilmiştir. Gök’ün Çin’e hâkim olması için Kubilay Han’ı seçtiğini belirtmiş ve bir bakıma Kubilay Han’ın kurduğunu Yuan Hanedanının meşruiyetini kabul etmiştir. (Gaye Yavuzcan, a.g.e., 115-120.) Sonuç olarak Kubilay Han, Moğol tarihinin en büyük hükümdarlarından birisi olduğu ve Çinlileşme iddialarının yersiz olduğu tespit edilmiştir. ÇinKubilay HanMoğol İmparatorluğu Paylaş 0 FacebookTwitterPinterestTumblrVKWhatsappEmail Kubilay Muhammet Özdemir Önceki Haberler MİT’in 2025 Faaliyet Raporu yayınlandı next post ABD’nin İsrail Büyükelçisinin “Nil’den Fırat’a uzanan bölge İsrail’in hakkı” açıklamasına tepkiler büyüyor Ayrıca Bu Haberlerede Bakabilirsiniz Kakao fiyatlarındaki düşüş, küresel çikolata talebine rağmen Batı Afrika çiftçilerini zor durumda bırakıyor Mart 10, 2026 Hürmüz Boğazı krizi: Orta Doğu’daki savaş petrol fiyatlarını 100 doların üzerine çıkardı Mart 10, 2026 Piyasalar Kilitlendi: Merkez Bankası Faiz Kararı İçin Geri Sayım Başladı! Mart 9, 2026 EGM: Standart plakaların değişim zorunluluğu bulunmamakta Mart 8, 2026 Doğu Türkistan’da Ramazan Zulmü: Oruç Tutana Hapis Mart 7, 2026 2009’dan bu yana en büyük satış dalgası: Asya borsalarında rekor düşüşler Mart 5, 2026