Anasayfa Öne ÇıkanlarKUBİLAY MUHAMMET ÖZDEMİR’DEN 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMINA TARİHİ DEMEÇ

KUBİLAY MUHAMMET ÖZDEMİR’DEN 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMINA TARİHİ DEMEÇ

Yazar: Zirvem Gazetesi
0 Yorumlar 2 Dakika Oku

Cumhuriyet Bir Bayram Değil, Ebedî Bir Emanettir

İlim ve Medeniyet Platformu Kurucu Başkanı, Zirvem Gazetesi Sahibi, Tarih Bilim Uzmanı ve Uluslararası İlişkiler Analisti Kubilay Muhammet Özdemir, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, Cumhuriyet’in tarihsel önemine dikkat çekerek, Türk milletinin bu büyük mirası gelecek kuşaklara aynı bilinçle aktarması gerektiğini ifade etti.

“Cumhuriyet, Türk milletinin yüzyıllar süren bağımsızlık mücadelesinin son halkasıdır. Bu topraklarda bin yıldır süren devlet geleneğimizin, millet iradesiyle taçlandığı zirve noktasıdır. Cumhuriyet, bir milletin yeniden ayağa kalkışının, küllerinden doğuşunun adıdır.”

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Uzanan Tarihî Dönüm Noktası

Tarih Bilim Uzmanı Özdemir, Cumhuriyet’in yalnızca bir rejim değişikliği değil, aynı zamanda tarihi bir yeniden doğuş süreci olduğunu belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Osmanlı Devleti, yüzyıllar boyunca üç kıtada hüküm sürmüş, adalet ve medeniyetin temsilcisi olmuş bir imparatorluktu. Ancak 19. yüzyılın sonlarına doğru dünya siyasetinde yaşanan dengelerin değişmesiyle, devlet yorgun düşmüş, ordularımız cepheden cepheye savrulmuştu. 1918 Mondros Mütarekesi ile birlikte bir devrin sona erdiği düşünülürken, Türk milleti küllerinden yeniden doğdu. Mustafa Kemal Paşa’nın 1919’da Samsun’a çıkışıyla başlayan süreç, 1923’te Cumhuriyet’in ilanıyla taçlanmıştır. Bu, yalnızca bir yönetim biçiminin değişmesi değil, aynı zamanda bir medeniyetin yeniden inşasıdır.”

Cumhuriyetin Medeniyet Boyutu

Özdemir, Cumhuriyet’in sadece siyasal bir dönüşüm değil, aynı zamanda bir medeniyet iddiası olduğuna vurgu yaparak şunları söyledi:

“Cumhuriyet, Anadolu coğrafyasının tarih boyunca taşıdığı medeniyet mirasının çağdaş bir yansımasıdır. Türk milleti, tarih boyunca devlet kurmuş, adaletin sembolü olmuş, mazluma umut, zalime korku salmıştır. Cumhuriyet, bu köklü geleneği modern dünyanın değerleriyle buluşturan bir sentezdir. Atatürk’ün en büyük vizyonu, sadece bağımsız bir devlet değil, aklın ve bilimin rehberliğinde yükselen bir toplum inşa etmekti.”

Uluslararası Açıdan Cumhuriyet’in Rolü

Uluslararası İlişkiler Analisti olarak Cumhuriyet’in dünya üzerindeki etkilerini de değerlendiren Özdemir, Türkiye’nin kuruluş döneminde gösterdiği iradenin bugün hâlâ birçok millete ilham kaynağı olduğunu belirtti:

“Cumhuriyet, sömürge altındaki milletler için bir umuttu. 20. yüzyılın ilk yarısında Türkiye’nin verdiği bağımsızlık mücadelesi, Asya’dan Afrika’ya kadar birçok coğrafyada direniş hareketlerine cesaret verdi. Bugün Türkiye, aynı ruhla bölgesinde barış, adalet ve istikrarın savunucusu olarak yoluna devam ediyor. Bu da Cumhuriyet’in sadece geçmişte kalmadığını, hâlâ yaşayan bir ideal olduğunu gösteriyor.”

Gençliğe Emanet Edilen Işık

Özdemir, Cumhuriyet’in en büyük güvencesinin gençler olduğunu vurgulayarak, şu anlamlı ifadeleri kullandı:

“Cumhuriyet’i yaşatacak olan, onun ideallerine sahip çıkan gençlerdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu yüzden en büyük güvenini Türk gençliğine bırakmıştır. Bugün bizim görevimiz, o emaneti yalnızca korumak değil, onu her gün yeniden anlamlandırmak, geliştirmektir. Cumhuriyet sadece bir bayram değil, sonsuz bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu taşıyan her birey, aslında tarihin akışına yön veren bir neferdir.”

Cumhuriyet Sonsuza Dek Bizimdir

“Cumhuriyet, bir millete yalnızca özgürlük değil, kimlik de kazandırmıştır. Biz bu kimliği; tarihimizden, kültürümüzden ve değerlerimizden aldığımız güçle taşımaya devam edeceğiz. Cumhuriyet sonsuza dek bizimdir, çünkü onu var eden ruh hâlâ bu topraklarda yaşamaktadır.”

Ayrıca Bu Haberlerede Bakabilirsiniz