Anasayfa SiyasetCumhurbaşkanı Erdoğan, Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı‘nda konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı‘nda konuştu

Yazar: Zirvem Gazetesi
0 Yorumlar 11 Dakika Oku

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, elektronik çağla başlayan, dijital çağla doruğa çıkan zorluklara rağmen aile olma şuurunu hâlen diri tutan milletin her bir yuvasını saygıyla selamladığını, hanelere Allah’tan sağlık, huzur ve mutluluk dilediğini söyledi.

Aileleri güçlendirmek, nüfusu arttırmak, sosyal ve ekonomik hayatın her alanında ailenin merkezi rolünü sağlamlaştırmak için irade ortaya koyan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde artan tehditler ve tehlikeler karşısında aile müessesesinin asli misyonunu icra etmesine katkı veren sivil toplum kuruluşlarına, medyada ve sosyal medyada bu mücadeleye destek olanlara teşekkür etti.

Bir milletin gücünün sadece ordusunun kudreti, ekonomisinin büyüklüğü veya teknolojisinin ileri olmasıyla ölçülemeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların yanı sıra bir milletin gücü yuvalarında tüten ocakta, beşiklerinde büyüyen evlatlarda, nesilden nesile taşınan değerlerde gizlidir. Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Belgemiz doğrultusunda atılacak adımların aile kurumuna daha da büyük bir güç katacağına inanıyor, ülkemiz, milletimiz ve tüm ailelerimiz için şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.” ifadesini kullandı.

“Vatan, millet sevgisinin ilk adresi ailedir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, program kapsamında, 2025 Aile Yılı kapsamında düzenlenen çeşitli yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerinin takdim edileceğini dile getirirken, ödül kazananları tebrik etti.

“Hepiniz bir annenin, bir babanın evlatlarıyız. Hepimiz varlığımızı ailelerimize borçluyuz.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, evlat olmanın da anne-baba olmanın da ailelere bağlı olduğuna değindi.

Ailenin insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilkokulu olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Hayata önce ailede hazırlanılır. Merhamet, şefkat, empati kurmak ilkin ailede öğrenilir. Sevgi ve kardeşliğin ilk tohumu ailede atılır. Vatan, millet sevgisinin ilk adresi ailedir. Şahsiyet ailede oluşur ve o çatı altında tekabül eder. İnsan neslinin ayakta durabilmesini sağlayan da yine ailedir. Aile güçlü olduğunda bireyler güçlü olur, dolayısıyla toplum güçlü olur. Aile zayıflatıldığında ise birey zayıflar, toplum kan kaybeder. Ailenin huzuru milletin huzurundan, ailenin saadeti milletin saadetinden, ailenin güvenliği milletin güvenliğinden, ailenin birliği milletin birlik ve beraberliğinden ayrı düşünülemez.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, anayasanın 41’inci maddesinde yer alan “Aile Türk toplumunun temelidir.” ilkesinin hem bir yükümlülüğü hem de Türk milletinin asli kimliğini ortaya koyan son derece veciz bir ifade olduğunu söyledi.

Türk milletinin tarih boyunca aile bağlarının güçlülüğü, devamlılığı sayesinde varlığını sürdürdüğüne, maruz kaldığı tüm tehditleri bertaraf ettiğine ve kültürel kodlarını korumayı başardığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatanımızın, anavatan olması tesadüf değildir, devletimizin devlet ana olması tesadüf değildir. İnsanımızın gönlünde tüten ocağın, aile ocağı, ana ocağı, baba ocağı olması asla ve asla tesadüf değildir.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kavramların her birinin temelinde binlerce yıllık hayat tecrübesi, kültür mirası, inanç dünyasından neşet eden kadim değerlerin olduğunu kaydederek, “Güçlü ve sağlıklı aileler, aziz milletimizin mutlu ve müreffeh geleceğinin güvencesi, artan saldırılar karşısında sığınılabileceği en güvenli limandır.” ifadelerini kullandı.

Dijital teknokültür çağında insana ve hayata dair hemen her şey gibi ailenin de dönüşüp, form değiştirip ciddi sınamalarla karşılaştığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Alışageldiğimiz yapıların çözüldüğü, insanın yol ve yön arayışının arttığı bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde 86 milyonun sorumluluğunu taşıyan kadrolar olarak, ülkemiz ve milletimiz için en iyisini yapmanın muhtemel riskleri, tehditleri ve fırsatları öngörerek Türkiye’yi yarınlara hazırlamanın gayretindeyiz. Aslında buna yeni de başlamadık. Ülkeyi yönetme vazifesini üstlendiğimiz 2002’den beri bunun mücadelesini veriyoruz.” sözlerini sarf etti.

“Üç çocuk çağrılarımızın haklılığı ispat edilmiş oldu”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2007 yılında en az üç çocuk deyip hızla yaklaşan bir tehlikeye dikkati çektiklerini hatırlatarak, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Bu çağrımız ülkeye dair her konuya ideolojik gözlükle bakanların tepkisini çekmiş, bizi son derece seviyesiz ifadelerle eleştirmişlerdi. Hayat tarzına müdahale eden, inanç değerlerimizi hedef alan küstahlıklara kadar nice akıl ve ahlak dışı ithama, iftiraya, edepsizliğe maruz kaldık. Sonuçta ne oldu? Aradan geçen sürede üç çocuk çağrılarımızın haklılığı ispat edilmiş oldu. O günlerde bizi eleştirenler bugün hakkımızı teslim etmek zorunda kalıyor. Şundan emin oluyoruz ki yarın tarih tekerrür edecek. Aileye önem ve öncelik verdiğimiz için bizi bireyi önemsizleştirmekle, kadını zayıflatmakla suçlayanların iddialarının absürtlüğü ortaya çıkacak. Ailenin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik çabalarımızın doğruluğu gelecekte çok daha iyi anlaşılacak.”

Türkiye olarak aile ve nüfus meselesinde sadece dünyada yaşanan hızlı değişimlerin etkilerini hissetmekle kalmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı zamanda 1960’lardan itibaren devreye konulan yanlış politikaların ve algıların olumsuz sonuçlarıyla da yüzleştiklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bilhassa yaşı 50’nin üzerinde olanlar çok iyi hatırlayacaklar. Ülkemizde yıllarca şöyle bir propaganda yağmuruna tutuldu. Bize nüfusla kalkınma arasında birbirine zıt bir ilişkinin olduğu söylendi. Yani nüfus ve doğurganlık arttıkça yoksulluğun artacağı, refahın azalacağı ifade edildi. Nüfus kontrol politikalarını bir tabu hâline getirerek en küçük bir aykırı sese, fikre müsaade etmediler. Ayrıca aileyi değersizleştirirken çok çocuklu aileleri cehaletle, taşralıkla, yobazlıkla suçladılar. İstanbul’un göbeğindeki hastanelerde sırf ücret ödenmediği için cenazeler rehin alınırken, sağlık sisteminin iyileştirilmesi için kullanılması gereken kaynaklar dışarıdan reçete edilen nüfus kontrol politikalarıyla çarçur edildi. Bugün ise çocuğu aileye, nüfusu ülkeye yük gören anlayış tamamen iflas etmiş durumda.”

Refah toplumu olarak dünyaya örnek gösterilen ülkelerin hemen hepsinin nüfus artış hızının azalmasından dert yandığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde küresel cinsiyetsizleştirme akımları karşısında aile kurumunun irtifa kaybetmesine mâni olamıyorlar. Kimi ülkelerde sorun öyle bir boyuta ulaştı ki eğer göçmenler olmasa ekonomi çökecek, hayat duracak, en temel hizmetler verilemeyecek.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik, ticari ve beşerî bakımdan dünya ile bütünleşmiş bir ülke olarak bütün bunlardan maalesef Türkiye’nin de etkilendiğini belirterek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir. Mesela doğurganlık hızımız 2017’den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1’in altına indi. 2024’te 1,48’e düşen oranın maalesef 2025 yılında daha da geriye gittiğini tahmin ediyoruz. Ülkemizde 2014’te yılda 1 milyon 35 bin bebek dünyaya gelirken 2023’te bu rakam 1 milyonun altına düştü. Oysa bizim kültürümüzde çocuk, evin neşesi, bunun yanında kızdan torun, bahçe gülü, oğuldan torun ise oğul balı olarak görülür.”

Sofralardan 10 yılda yarım milyona yakın küçük kaşığın eksildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şurası da endişe vericidir. Ortanca yaşımız 2025’te 34,9’a çıktı. Yani her iki vatandaşımızın biri artık yaklaşık 35 yaşındadır. Yaşlı nüfus oranımız ise 2025 itibariyle yüzde 11,1’e yükseldi. Üstelik kırsalda yaşayan yaşlı nüfus çocuk nüfusunu geçmiş durumda.” diye konuştu.

Hanehalkı büyüklüğünün 30,08’e düştüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek kişilik hanelerin oranı ise yüzde 20,5’e ulaşmıştır. İlk evlenme yaşı erkeklerde 28,5’e, hanımlarda 26’ya çıkarken, 20-24 yaş aralığında hiç evlenmemiş kadın oranı yüzde 79, erkeklerde yüzde 94’tür. Yani milletçe önümüzde geleceğimiz adına endişelenmemiz, bununla kalmayıp çözümü için harekete geçmemiz gereken bir tablo bulunuyor.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu endişe verici tablonun sadece Türkiye’nin meselesi olmadığına işaret ederek “Avrupa’dan Uzak Doğu’ya kadar birçok ülke yaşlanan nüfus, azalan doğum oranları ve çözülmeye başlayan aile yapısıyla karşı karşıyadır. Oralarla kıyaslandığında Türkiye hamdolsun çok iyi bir konumdadır. Örneğin, bizde 35’e yaklaşan ortanca yaş, Avrupa’da 45’tir. Türkiye, Avrupa Birliği’nden hâlen 10 yaş daha gençtir ama buna rağmen biz şimdiden gerekli tedbirleri almaya, tıpkı üç çocuk çağrımızda olduğu gibi yarının risklerini şimdiden azaltmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

“2025 senesi, aile merkezli politikalarımızda bir dönüm noktası teşkil etti”

Hükûmet olarak uzun bir süredir “güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum” şiarıyla oldukça geniş kapsamlı politikalar uyguladıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın ismindeki ‘aile’ ifadesine bile tahammül edemeyen marjinal zihniyete rağmen çok önemli adımlar attık. 2025 senesi, aile merkezli politikalarımızda bir dönüm noktası teşkil etti. Aile ve Gençlik Fonu’nu önce deprem bölgemizde, ardından tüm Türkiye’de hayata geçirdik. 2026 yılında kredi tutarını artırdık ve şartları kolaylaştırdık. Yuva kuracak gençlerimize verdiğimiz 150 bin liralık destek tutarını 200-250 bin liraya yükselttik. Genç çiftlerimize iki yıl geri ödemesiz 48 ay vadeli kredi sağlıyoruz. 1 Ocak 2025 itibarıyla doğum yardımlarımızın tutarını yükselttik. Temmuz 2025’te Yarı Zamanlı Çalışma Yönetmeliği’ni yürürlüğe koyduk. Sosyal konutlardan yararlanmada üç ve daha fazla çocuklu ailelerimize öncelik tanıdık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğum iznini de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’a değinerek “En son biliyorsunuz doğum izni sürelerini yeniden düzenledik. Dün yürürlüğe giren kanuna göre çalışan anneler doğum izinlerini artık 24 hafta olarak kullanabilecek. Düzenlemeyle özel sektör çalışanlarının babalık iznini kamu çalışanlarında olduğu gibi 10 güne çıkardık. Ayrıca koruyucu aile olacaklara da 10 gün izin hakkı tanıdık. Yeni yasamızın başta annelerimiz olmak üzere tüm ailelerimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.

“Mayıs ayının son haftasını ‘Millî Aile Haftası’ olarak kutlayacağız”

2025 Aile Yılı ile ülke genelinde bir bilinçlenmeye vesile olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile ve nüfus meselesini toplumun ve siyasetin gündemine taşıdıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu bir üst seviyeye çıkarmak istediklerini dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu amaçla 2026-2035 dönemini ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ olarak belirledik. Aile ve Nüfus 10 Yılı, aileyi toplumun temeli, nüfusu ise milletimizin geleceğinin teminatı olarak gören güçlü bir devlet iradesinin tezahürüdür. Vizyon belgemiz ise insanla başlayan, aileyle köklenen, nesillerle büyüyen, nüfusla güçlenen, istikbale yürüyen Türkiye vizyonunun yol haritasıdır. Belgemizi birbirini tamamlayan beş stratejik öncelik üzerine bina ettik. Birinci stratejik önceliğimiz, aile kurumunun ve nesillerin korunmasıdır. İkinci önceliğimiz, evlilik müessesesinin teşvikidir. Üçüncü önceliğimiz, doğurganlık hızının arttırılmasıyken, dördüncüsü gençlerin nitelikli yetiştirilmesi ve yaşlı refahıdır. Beşinci ve son stratejik önceliğimiz ise kırsalın yerinde kalkınması ve nüfusun dengeli dağılımıdır. 10 yılın önceliklerini hayata geçirmek için araştırma, kurumsal kapasite, mevzuat, iletişim ve diplomasi cephelerinde de çalışmalar yürüteceğiz. Bundan böyle mayıs ayının son haftasını ‘Millî Aile Haftası’ olarak kutlayacağız, toplumsal farkındalığın artırılmasını sağlayacağız.”

Kamu kurum ve kuruluşlarının stratejik planlarını, bütçelerini, performans hedeflerini aile ve nüfus eksenini ihtiva edecek biçimde geliştireceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun en üst düzeyde takipçisi olmaya devam edeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vizyon belgesinin hayırlara vesile olmasını dileyerek, emeği geçenleri tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’la program öncesi “2025 Aile Yılı” kapsamında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Anadolu Ajansı iş birliğinde düzenlenen “Ailemiz Geleceğimiz Fotoğraf Yarışması Sergisi”ni gezdi.

“Aile ve Nüfus On Yılı” vizyon tanıtım filminin izletilmesiyle başlayan programda, Bakan Göktaş da konuşma yaptı. Bakan Göktaş’ın konuşmasından sonra “Türkiye’nin ritmi: Hikâyemiz Yarım Kalmayacak” isimli video gösterimi yapıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitabının ardından Bakan Göktaş, Orta Asya’daki Pazırık kurganlarında bulunmuş, Hunlara ait olan ve halıcılık tarihinin en eski örneği kabul edilen “Pazırık Halısı”nı takdim etti.

Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a da aileyi ve ondan neşet eden yeni nesilleri simgeleyen, Sıfır Atık vizyonuna dayalı olarak geri dönüştürülmüş materyallerden üretilen “Hayat Ağacı Kökü, Aile Gücümüz Nüfus” adlı eseri hediye etti.

Hediye takdiminin ardından 2025 Aile Yılı kapsamında düzenlenen çeşitli yarışmalarda dereceye girenlere ödülleri takdim edildi.

Fedakârlık ve Vefa Ödülü’nü şehit yakını Özlem Emir ile Kıvanç Emir, işitme engelli aile Gizem, Burak ve çocukları Okan Ali Uyanık, koruyucu aile Merve ve Seydullah Yuyucu ve dört kuşak aile olan Ahmet Demirci, Metin Demirci, Havva Demirci, Gülşah Doğan, Murat Doğan ve Eren Doğan aldı.

Aile ve Gençlik Fonu’ndan yararlanarak yuva kuran Fatima-Şahin Alkan ve çocukları Ali Asaf, Genç Aile Ödülü’ne layık görüldü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çifte ayrıca hediye verdi.

Ailemiz Geleceğimiz Fotoğraf Yarışması birincilik ödülünü Ercüment Öztürk, “Aile” temalı kısa film yarışmasının birincilik ödülünü de Mehmet Ali Alkış aldı.

Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Hüseyin Yayman ve Hayati Yazıcı, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve davetliler katıldı.

Program aile fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.

Öte yandan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasıyla ilgili paylaşımda bulundu.

İletişim Başkanı Duran paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, “Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Tanıtım Programı”nda (Aileyle Yükselen Türkiye) yaptığı değerlendirmelerde, değişen dünyanın hızına rağmen, aileyi ayakta tutan değerlerin korunmasının her zamankinden daha önemli hâle geldiğine dikkat çekti.

Ailenin sadece aynı çatı altında yaşamak olmadığını; sevginin, merhametin ve sorumluluk duygusunun kuşaktan kuşağa aktarıldığı bir zemin olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanımız, güçlü bireylerin ancak sağlam aile yapısı içinde yetişeceğini vurguladı. Bu yönüyle aileyi güçlendirmeye yönelik her adımın, doğrudan toplumun geleceğine yapılan bir yatırım olduğunu dile getirdi.

Son yıllarda nüfus yapısında yaşanan değişimlere de değinen Cumhurbaşkanımız, doğum oranlarındaki düşüşün ve evlilik yaşındaki artışın dikkatle ele alınması gereken bir tablo ortaya koyduğunu belirtti. Bu meselenin sadece sayısal bir konu olmadığını, Türkiye’nin yarınlarını doğrudan ilgilendirdiğini ifade etti.

Aile yapısını etkileyen küresel eğilimlere karşı daha bilinçli hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanımız, Türkiye’nin kendi değerleri ve toplumsal dinamikleri doğrultusunda bu süreci yönetme kararlılığında olduğunu söyledi.

Bu çerçevede hayata geçirilen desteklere de değinen Cumhurbaşkanımız, gençlerimizin yuva kurmasını kolaylaştıran imkânlardan, annelere sağlanan yeni haklara kadar pek çok düzenlemenin aileyi güçlendirme hedefi taşıdığını ifade etti. Atılan adımların, aile kurumunu daha sağlam bir zemine oturtmayı amaçladığını belirtti.

Ortaya konulan vizyonun, bugünü olduğu kadar geleceği de gözeten bir anlayışa dayandığını dile getiren Cumhurbaşkanımız, güçlü aile yapısının korunmasının Türkiye’nin istikbali açısından hayati bir mesele olduğunu vurguladı. Bu yaklaşımın milletin köklü değerleriyle uyumlu bir şekilde ilerlediğini ifade etti.

Bu düşüncelerle, Mayıs ayının son haftasının “Millî Aile Haftası” olarak ilan edilmesinin toplumsal dayanışmayı güçlendireceğine, aile kurumunun taşıdığı değerleri daha görünür kılacağına ve gelecek nesillere aktarılmasına önemli katkılar sunacağına yürekten inanıyor; bu anlamlı adımın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”

Ayrıca Bu Haberlerede Bakabilirsiniz