Siyaset Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde ve Finansal Okuryazarlık Günü Programı’nda konuştu Yazar: Zirvem Gazetesi Mayıs 23, 2026 Yazar: Zirvem Gazetesi Mayıs 23, 2026 0 Yorumlar 15 Dakika Oku Paylaş 0FacebookTwitterPinterestTumblrVKWhatsappEmail 239 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde konuştu. Zirve vesilesiyle Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Orta Doğu’ya uzanan coğrafyanın seçkin temsilcilerini Türkiye’de ağırladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde katılımcıları İstanbul’da ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Değişen Küresel Manzarada Enerji Güvenliği: Bağlantısallık ve İş Birliği” temasıyla düzenlenen zirve boyunca düzenlenecek panel ve oturumların ülkeler ve sektör için hayırlara vesile olması temennisinde bulunduğunu, ilki geçen sene başarıyla gerçekleştirilen zirvenin bu sene daha farklı konularla ikinci kez düzenlenmesinde öncülük eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Turkuvaz Medya Grubu’na teşekkür ettiğini ifade etti. Enerji, madencilik, kritik mineraller ile hidrokarbon alanlarında güncel meseleler yanında tehdit ve fırsatların da ele alınacağı zirvenin ülkeler arasındaki iş birliklerinin geliştirilmesine katkı yapacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlarla birlikte tüm katılımcılara, kıymetli değerlendirmeleri için teşekkür etti. “Petrol ve doğal gaz halen stratejik kaynaklar olmaya devam ediyor” Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji arz güvenliğinin günlük hayattan uluslararası siyasete her alanda çok daha önem kazandığı bir süreçten geçtiklerini söyleyerek, “Enerji milli güvenliğin, kalkınmanın, bağımsızlığın ve bölgesel istikrarın merkezinde yer alan bir güç unsuru olma vasfını giderek perçinliyor. Petrol ve doğal gaz halen stratejik kaynaklar olmaya devam ediyor. Bu kaynaklara ulaşmak, bu kaynakları istikrarlı ve maliyet etkin şekilde temin etmek devletler için daha fazla önemli hale geliyor.” ifadelerini kullandı. Bölgede son yıllarda yaşanan olayların bir taraftan enerji arz güvenliğinin ne kadar mühim olduğunu ortaya koyduğunu, diğer taraftan ülkeler arasındaki bağımlılık ilişkisinin ulaştığı seviyeyi de gösterdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşı başladığında gündeme gelen ilk konulardan birinin enerji tedariki ile doğal gaz ve petrol hatlarının güvenliği olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde 28 Şubat’ta İran’a karşı başlatılan hava saldırılarının olumsuz etkilediği alanların en başında enerji tedariki ve ticareti geldiğini söyleyerek, “Petrol ve doğal gaz fiyatlarında yüzde 50’lileri bulan artışlar gördük. Sadece fiyatlar uçmadı, enerji tedarikiyle ilgili ciddi sıkıntılar da baş gösterdi. Bu jeopolitik gerilimin artçı sarsıntıları günlük hayatı, üretimi, turizmi, hava ulaşımını ve ekonomiyi vurmaya devam ediyor.” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Bir defa şunu burada sizlerin dikkatine getirmek isterim. Türkiye zengin enerji kaynaklarına sahip coğrafyalarla bunlara ihtiyaç duyan ülkeler arasındaki en güçlü köprüdür, geçiş ve kavşak noktasıdır. Bölgemizde meydana gelen son krizler Türkiye’nin bu özelliğini teyit ve tahkim etmiştir. Ülkemiz tüm tahriklere rağmen sağduyulu siyasetiyle savaşın dışında kalmış, diplomasiyi ve diyaloğu önceleyen girişimleriyle de sükunetin tesisine katkı sağlamıştır. Türkiye hem enerji naklinde güvenilir bir ortak hem de barışın kilit aktörü olarak son süreçte öne çıkmıştır. Bunun olumlu tesirlerini orta ve uzun vadede daha fazla göreceğimize inanıyorum.” Türkiye’nin güvenilir enerji tedarikindeki vazgeçilmezliğinin bir kez daha anlaşıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunda son 23 yılda hükümetin attığı adımların çok büyük payı olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldiklerinde Türkiye’nin günlük doğal gaz giriş kapasitesinin yaklaşık 90 milyon metreküp olduğunu, bugün bu rakamın 495 milyon metreküpe çıktığını açıkladı. Rusya’dan 2, Azerbaycan’dan 2 ve İran’dan 1 olmak üzere toplam 5 boru hattından doğal gaz temin ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye artık 39 ülkeden 50’den fazla şirketten doğal gaz tedarik eden dev bir enerji altyapısına sahiptir. LNG terminalleri, FSRU tesisleri, depolama yatırımları ve boru hatlarıyla Türkiye’yi Avrupa’nın en güçlü enerji merkezlerinden biri haline getirdik. Yapacağımız yeni yatırımlarla günlük LNG gazlaştırma kapasitemizi mevcut 161 milyon metreküpten 200 milyon metreküpe çıkartacağız.” diye konuştu. “16-17 milyon haneye yerli gazımız ulaşacak” Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir diğer kayda değer başarılarının, 2016 yılında ilan ettikleri Milli Enerji ve Maden Politikası’yla başlayan sondaj ve arama faaliyetleri olduğunu belirterek, “Burada kelimenin tam anlamıyla paradigmayı değiştirdik. ‘Bulanlar ancak arayanlardır’ şiarıyla 10 yılda bu alana çok ciddi yatırım yaptık.” dedi. “Kendi mühendislerimizle, kendi gemilerimizle, kendi ekipmanlarımızla ‘mavi vatan’da arama faaliyetleri yürüttük.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sondaj Gemimizle, Cumhuriyet tarihimizin en büyük doğal gaz keşfini gerçekleştirdik. Muhalefetin küçümsediği Sakarya Gaz Sahası’nda günlük üretimimiz bugün 9,5 milyon metreküpe ulaştı. Bu üretim miktarıyla milyonlarca hanemizin enerji ihtiyacını karşılıyoruz. Osmangazi Üretim Platformumuzun devreye alınmasıyla birlikte 2026 yılında günlük üretimimizi 20 milyon metreküpe yükselteceğiz. Böylece inşallah 8 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz’den karşılamış olacağız.” açıklamalarında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci yüzer üretim platformunun inşasının sürdüğünü dile getirerek, “2028’de onun da hizmete girmesiyle üretim, üçüncü fazda günlük 45 milyon metreküpe çıkacak ve 16-17 milyon haneye yerli gazımız ulaşacak.” ifadesini kullandı. Sadece Karadeniz’de değil Gabar’da da tarih yazdıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şırnak Gabar’da gerçekleştirilen petrol keşfimiz Cumhuriyet tarihimizin en büyük petrol keşfi olarak kayıtlara geçti. On yıllar boyunca terörle ve terör eylemleriyle anılan bölgeler bugün üretimle, yatırımla, istihdamla anılıyor. Güvenlik tehdidi nedeniyle yıllarca atıl kalan yerlerde bugün turizm canlanıyor, istihdam artıyor, tarım gelişiyor, çiftçimizin, sanayicimizin, esnafımızın, vatandaşımızın yüzü gülüyor.” şeklinde konuştu. “Gabar’daki üretim Türkiye’nin enerji arz güvenliğine çok büyük katkı sağlıyor” Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörün karanlık gölgesinin çekilip huzurun aydınlattığı alanlar genişledikçe yıllarca korkunun, göçün ve güvensizliğin sembolü olan şehirlerin hızla ayağa kalktığını belirterek, “Bugün Gabar’dan elde edilen üretim Türkiye’nin enerji arz güvenliğine çok büyük katkı sağlamaktadır. Yurt içi petrol üretimimizin yüzde 44’lük kısmı sadece Gabar’daki kuyularımızdan gelmektedir. Terörsüz Türkiye sürecinin menziline ulaşmasıyla birlikte inşallah yeni bir hikaye yazılmaya başlanacaktır.” değerlendirmelerinde bulundu. Türkiye’nin, ekonomisine doğrudan ve dolaylı maliyeti 2 trilyon doları aşan ağır bir yükten kurtulurken terörle mücadeleye ayrılan kaynakların daha verimli alanlara tahsis edileceğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun da en büyük kazananı on yıllardır sıkıntı çeken bölge halkıyla birlikte 86 milyonun her bir ferdi olacak.” dedi. Terörün sıfırlandığı bir atmosferin Türkiye açısından ne manaya geldiğinin işaretlerine şimdiden şahit olunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gabar’daki keşiften sonra Diyarbakır’da 4 saha belirlendi. Önümüzdeki 3 yıl içerisinde 24 kuyuda çalışma planlıyoruz. Bunların haricinde başka hazırlıklarımız da söz konusu. Türkiye Petrollerinin toplam 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline gelmesi için hem yurt içinde hem yurt dışında arama, sondaj ve üretim çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz.” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye kendi kaynaklarını geliştirirken aynı zamanda küresel enerji diplomasisinin en güvenilir ortaklarından biri olarak adından sıkça söz ettiriyor. Somali’deki sondaj faaliyetlerimiz, Pakistan’da planlanan çalışmalarımız, Libya’dan Orta Asya’ya uzanan iş birliklerimiz bunun en somut göstergesidir. Somali açıklarında yürüttüğümüz çalışmalar Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajı olması hasebiyle tarihi önemdedir. İklim ve hava şartları elverirse sondaj operasyonunu 6 ila 9 ay arasında tamamlamayı öngörüyoruz. Arzumuz, uzun yıllar iç istikrarsızlıkla ve kıtlıkla boğuşan kardeş Somali halkına bekledikleri müjdeli haberi vermektir. Komşumuz Suriye’de de hem maden hem petrol tarafında yeni hükümetle ortak çalışmalarımız devam ediyor. Suriye’deki entegrasyon sürecinin tamamlanmasıyla yeni işbirliği fırsatları için zemin çok daha uygun olacaktır. Türkiye olarak sürecin suhuletle hitama ermesi için Suriye hükümetine gereken desteği veriyoruz.” Madencilik alanında da büyük bir dönüşüm içinde olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin maden çeşitliliği bakımından dünyada 9. sırada olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılında maden ihracatlarının 6,2 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirterek, “Dünya bor rezervlerinin yüzde 73’üne sahip olan ülkemiz, Eti Maden aracılığıyla dünya bor pazarının lideridir. Nadir toprak elementlerinde Eskişehir Beylikova’da keşfedilen dev rezerv, Türkiye’yi kritik madenler alanında küresel ölçekte şampiyonlar ligine taşımıştır. Eskişehir Kırka’da kurulan pilot tesisle lityum karbonat üretiminde ilk ürünü elde ettik. Aynı yerde yıllık 600 ton kapasiteli endüstriyel tesisin kurulumuna yönelik çalışmalarımız aralıksız sürüyor.” ifadelerini kullandı. “Diğer alanlar gibi enerjide de tarihi bir başarıya imza attık” Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji dönüşümünün hızlandığı yeni dönemde kritik madenlerin artık petrol ve doğal gaz kadar önemli hale geldiğini kaydetti. Savunma sanayisinden yüksek teknolojiye birçok sektörün geleceğinin bu kaynaklara bağlı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye bu yarışta seyirci değil, oyun kurucu olmayı hedeflemektedir. Son 23 yılda bunun altyapısını çok sağlam bir şekilde zaten hazırladık. Ufku ve vizyonu eski Türkiye’yi aşamayanlara rağmen dünyanın en büyük derin deniz filosuna sahip 4’üncü ülkesi olduk.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mersin Akkuyu Nükleer Güç Santrali’yle bu alanda yeni bir çığır açtık. Güneş ve rüzgar enerjisinden hidroelektrik santrallerine, temiz enerji alanında tarihimizin en büyük projelerini hayata geçirdik. Bütün bunları da öncelikle ülkemizde tesis ettiğimiz güven ve huzur iklimi sayesinde başardık.” diye konuştu. Yere sağlam bastıklarını, kararlı yürüdüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin önünü kesmek isteyenlere aldırmadan diğer alanlar gibi enerjide de tarihi bir başarıya imza attık. İnşallah enerjide, madencilikte ve doğal kaynaklarda çok daha büyük başarılarla ülkemizi buluşturmakta kararlıyız. Bunun için karada veya denizde hükümranlık alanlarımızda ne kadar tabii kaynağımız varsa işleyecek, bu kaynakların Türkiye’nin atılım sürecinde lokomotif vazifesi görmesini mutlaka sağlayacağız.” sözlerini sarf etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Altını çizerek ifade etmek isterim ki savunma sanayisinde olduğu gibi enerjide tam bağımsızlık ülkemizin Kızılelma’sıdır. Türkiye bu hedefine doğru emin adımlarla yürümektedir. Bu yürüyüşün önünün kesilmesine de hiçbir surette müsaade etmeyecektir.” ifadelerini kullandı. Zirvenin Türkiye, bölge ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye katkı sunan dost ülkelerin temsilcileriyle, düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından, “Hattatların Reisi” kabul edilen, dünyanın birçok camisinde imzası bulunan merhum hattat Hasan Çelebi’nin kaleme aldığı, tezhibini Sabiha Koç’un yaptığı Besmele-i Şerif eseri takdim edildi. Bakan Bayraktar da programda bir konuşma gerçekleştirdi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve davetliler katıldı. Protokol üyelerinin aile fotoğrafı çekimiyle program sona erdi. Öte yandan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasıyla ilgili paylaşımda bulundu. İletişim Başkanı Duran paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 2’nci İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde yaptığı konuşmada Türkiye’nin enerji alanındaki stratejik konumu, enerji diplomasisi ve “Terörsüz Türkiye” sürecinin ülkemize sağlayacağı katkılara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Ülkemizin, enerji kaynaklarına sahip ülkeler ile enerjiye ihtiyaç duyan ülkeler arasında güçlü bir köprü konumunda olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanımız, son dönemde bölgede yaşanan krizlerin Türkiye’nin jeostratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Türkiye’nin sağduyulu politikaları sayesinde savaşların dışında kaldığını, diplomasi ve diyalog odaklı yaklaşımıyla bölgesel istikrara katkı sunduğunu belirtti. Cumhurbaşkanımız, yıllarca terörle anılan bölgelerin bugün üretim, yatırım, tarım ve istihdamla öne çıktığını ifade ederek, “Terörsüz Türkiye” sürecinin ülkemizin kalkınması açısından tarihî bir dönüm noktası olduğunu dile getirdi. Gabar’da elde edilen petrol üretiminin Türkiye’nin enerji arz güvenliğine önemli katkı sunduğunu belirten Cumhurbaşkanımız, terörün gölgesinin çekildiği her yerde huzurun, kalkınmanın ve ekonomik canlanmanın güçlendiğini vurguladı. Türkiye’nin yalnızca kendi enerji kaynaklarını geliştiren değil, aynı zamanda küresel enerji diplomasisinde güven veren bir aktör hâline geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanımız; Somali, Pakistan, Libya ve Orta Asya’da yürütülen çalışmaların bu vizyonun somut örnekleri olduğunu söyledi. Akkuyu Nükleer Güç Santrali başta olmak üzere temiz enerji, derin deniz sondajı ve kritik madenler alanında atılan adımların Türkiye’yi enerji alanında oyun kurucu ülkelerden biri hâline getirdiğini belirtti. 2’nci İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nin ülkemiz, enerji sektörümüz ve uluslararası iş birlikleri açısından hayırlara vesile olmasını temenni ediyor; Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedefi doğrultusunda emeği geçen tüm kurumlarımızı, mühendislerimizi ve sektör temsilcilerimizi gönülden tebrik ediyorum.” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde gerçekleştirilen 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü Programı’nda konuştu Programın tertiplenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın finans sektörü başta olmak üzere ülke, millet ve ülke ekonomisi için hayırlara vesile olmasını diledi. Sermaye Piyasası Kurulunu, düzenlediği eğitim ve bilgilendirme faaliyetleriyle finansal okuryazarlığın ülke geneline yaygınlaştırılmasındaki önemli payı dolayısıyla tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlıklar, kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde yürütülen bu çalışmaların ilkokul çağındaki gençlerden hane halkına kadar finansal farkındalığın her yaş grubunda oluşturulmasına katkı sağladığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bankacılıktan borsaya, bütçe yönetiminden krediye, yatırımlardan dijital varlıklara geniş bir yelpazeye yayılan bu çalışmaları kıymetli bulduğunu ifade etti. Üretimden ihracata, yatırımdan istihdama, ekonominin tüm bileşenlerinin sermaye ve finans piyasalarındaki istikrara bağlı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde millî gelir ve refah seviyesindeki artış da finansal sistemlerin sorunsuz ve öngörülebilir surette manipülasyon ve spekülasyonlardan arındırılmış bir şekilde çalışmasıyla doğru orantılıdır. Bir ülkenin sermaye piyasaları ne kadar güçlüyse üretim kapasitesi, teknoloji yatırımı, girişimcilik ruhu ve rekabet gücü de o kadar kuvvetli olur. Sermaye ve finans piyasalarının adil, şeffaf ve güvenli bir şekilde işlemesi, piyasadaki beklenti ve ihtiyaçların karşılanması, bu bakımdan büyük önem arz ediyor.” ifadelerini kullandı. Gelişmiş ülke ekonomilerine bakıldığında hepsinin gerisinde derinleşmiş finansal yapıların ve güçlü sermaye piyasalarının görüleceğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fakat şurası da bir hakikat ki dijital teknolojilerin ve yapay zekânın diğer alanlar gibi finans piyasalarını da dönüştürdüğü bir dönemi yaşıyoruz. Tasarruf alışkanlıklarından yatırım kararlarına, dijital ödeme sistemlerinden siber güvenliğe, sanal kumar ve yasa dışı bahisten dijital finans tehditlerine uzanan çok boyutlu bir tabloyla karşı karşıyayız.” değerlendirmesini yaptı. “Manipülatif içerikler dünya genelinde endişe verici seviyelere ulaşmıştır” Son yıllarda finansal sistemlerde yaşanan dijital dönüşümün fırsatların yanı sıra tehditleri de beraberinde getirdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Özellikle sosyal medya ve dijital iletişim platformları vasıtasıyla yayılan manipülatif içerikler, fiktif işlemler, kısa sürede yüksek kazanç vadeden yapılar dünya genelinde endişe verici seviyelere ulaşmıştır. Aynı şekilde sahte yatırım tavsiyeleri, dijital dolandırıcılık ve paravan hesap girişimleri ve daha nicesi yalnızca bireyleri değil, finansal sistemlerin itibarını da tehdit eden boyutlara varmıştır. Böyle bir konjonktürde finansal okuryazarlık, bireysel bütçe yönetim kapasitesinin çok çok ötesine geçmiş, güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir ekonominin gerek şartı hâline gelmiştir. Biz bu meseleye daha geniş bir açıdan bakıyor, toplumsal farkındalık, dijital güvenlik ve finansal dayanıklılık perspektifiyle yaklaşıyoruz.” Uluslararası çalışmaların da bu hassasiyeti doğruladığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “OECD’nin 2023 yılında yaptığı bir araştırma, finansal okuryazarlığı yüksek toplumların tasarruflarını daha verimli alanlara yönlendirdiğini, borçlanma ve yatırım kararlarını daha sağlıklı verdiğini ortaya koyuyor. Aynı şekilde manipülatif yönlendirmelere karşı daha uyanık olduklarını, uzun vadeli yatırım kültürünü benimsediklerini teyit ediyor. Bu da kuşkusuz sermaye piyasalarının derinleşmesine, finansal sistemin sağlıklı büyümesine ve ekonomide kaynakların daha etkin, verimli ve adil dağılımına çok ciddi katkı sağlıyor.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet olarak İstanbul’u küresel bir finans ve cazibe merkezi yapmak için yoğun bir mesai harcadık, harcıyoruz. Dört hafta önce İstanbul Finans Merkezi’nde tertiplediğimiz ‘Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Türkiye’ programıyla bu yöndeki kararlılığımızı bir kez daha ve güçlü bir şekilde ortaya koyduk.” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün TBMM’de kabul edilen yasa teklifiyle Türkiye’ye yabancı kaynak girişini teşvik edecek bir düzenlemeyi hayata geçirmiş olduklarını söyledi. Bugün de İstanbul Finans Merkezi’ndeki yatırımcılara hizmet vermek üzere “Tek Durak Ofisi”nin açılışının gerçekleştirildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün bunları özellikle şunun için çok önemsiyoruz, son dönemde bölgemizde yaşanan hadiseler Türkiye’nin ekonomisiyle, savunmasıyla, diplomatik kapasitesiyle, toplumsal dayanışmasıyla ve yönetimde sağladığı istikrarıyla krizlere karşı dayanıklılığını ispat etmiştir. Ülkemizin bölgesinin güvenli limanı olduğu bu süreçte bir kere daha görülmüştür. İktidar olarak önümüzdeki dönemde ülkemizin bu müstesna yönünü daha da güçlendirmekte kararlıyız.” diye konuştu. “2014 yılında hazırladığımız Strateji ve Eylem Planı ile sektöre ilişkin kapsamlı bir yol haritası oluşturduk” Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracak, finans ve yatırım ortamını iyileştirecek hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemeleri yakın zamanda inşallah devreye almayı hedefliyoruz. Bununla birlikte hem vatandaşlarımızın hem firmalarımızın hem de ekonominin tüm paydaşlarının finansal farkındalıklarını artırmasına büyük önem atfediyoruz. 2014 yılında hazırladığımız Strateji ve Eylem Planı ile sektöre ilişkin kapsamlı bir yol haritası oluşturduk.” Geçen sene yayımladıkları Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 22 Mayıs’ı “Finansal Okuryazarlık Günü” ilan ettiklerini, 24 Mart’ta ilkokul, ortaokul ve liselerin ilk dersinin “finansal okuryazarlık” başlığıyla işlendiğini, yaklaşık 18 milyon öğrencinin aynı anda kendi yaş gruplarına ve eğitim kademelerine göre özel olarak hazırlanan içeriklerden istifade ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, finansal bilincin erken yaşta edinilmesiyle tasarruf kültürünün güçlendirilmesi bakımından iyi bir örnek olan uygulamayı hayata geçiren Millî Eğitim Bakanlığı ile Sermaye Piyasası Kurulunu (SPK) tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum, finansal ürün ve hizmetlerden faydalanan yatırımcı ve tüketicilerimizin olası piyasa risklerine karşı korunabilmeleri bizim temel önceliğimizdir. Bu noktada SPK’nin asli görevi olan düzenleme ve denetleme faaliyetlerini tam ve eksiksiz yerine getirmesi çok mühimdir. Reel sektörle bağını koparmayan, yalnızca refah değil, değer de üreten, gelir ve servet adaletsizliğini gideren bir finans piyasasının temin edilmesinde SPK’ye çok önemli sorumluluklar düşüyor.” değerlendirmesini yaptı. Özellikle dişinden tırnağından artırdığıyla sermaye piyasalarında yatırım yapan vatandaşların istismar edilmesinin önüne geçilmesinin bu Kurulun asli misyonlarından biri olması gerektiğini, doğası itibarıyla sermaye piyasalarına yatırım veya işlem yapmanın riskli olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, denetime, gözetime, düzenlemeye tabi alanlarda manipülasyon ve spekülasyona fırsat vermemenin düzenleyici kurumların vazifesi olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer âtıl vaziyette duran, üretime, yatırıma, büyüme ve kalkınmaya hiçbir katkısı olmayan birikimlerin ekonomiye katma değer sağlayan alanlara yönelmesini istiyorsak sermaye piyasalarına güveni artırmak zorundayız. Bunun da yolu finansal okuryazarlığın artırılmasının yanı sıra yatırım ve tasarrufların güven veren bir kanaldan sisteme dâhil edilmesinden geçiyor. Vatandaşımızın korku ve iyi niyetini istismar eden telefon dolandırıcılarıyla nasıl tavizsiz mücadele ediyorsak, dijital mecraları kullanarak insanımızın birikimine el uzatan açgözlülerle de aynı kararlılıkla mücadele etmemiz gerekiyor. Diğer türlü ortaya sadece ekonomik değil, toplumsal bir fatura da çıkmakta, bunun da yükünü siyaset kurumu çekmektedir.” diye konuştu. SPK’nin üzerine düşen görev ve sorumlulukları en etkin şekilde, doğru araç ve tedbirlerle bihakkın yerine getireceğine yürekten inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finansal Okuryazarlık Günü’nün hayırlara vesile olmasını temenni etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiden herkesin Kurban Bayramı’nı tebrik ettiğini de dile getirdi. Video gösterimiyle başlayan programda, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile SPK Başkanı Mahmut Sütcü de birer konuşma yaptı. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile bazı sektör temsilcileri katıldı. Öte yandan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasıyla ilgili paylaşımda bulundu. İletişim Başkanı Duran paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü Programı’ndaki konuşmasında finansal farkındalığın güçlendirilmesi, sermaye piyasalarının güvenilirliği ve Türkiye’nin küresel finans vizyonuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Finansal okuryazarlığın yalnızca bireysel bütçe yönetimiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanımız, dijitalleşmenin hız kazandığı yeni dönemde finansal bilincin ekonomik güvenlik açısından stratejik bir önem taşıdığını ifade etti. Sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden yayılan manipülatif içeriklerin, sahte yatırım yönlendirmelerinin ve dijital dolandırıcılık girişimlerinin hem bireyler hem de finansal sistem açısından ciddi riskler oluşturduğunu belirtti. Cumhurbaşkanımız, güçlü sermaye piyasalarının üretimden yatırıma, teknolojiden girişimciliğe kadar ekonominin tüm alanlarını doğrudan etkilediğini ifade ederek; şeffaf, güvenilir ve istikrarlı bir finans yapısının sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti. İstanbul’u küresel bir finans merkezi hâline getirme hedefi doğrultusunda atılan adımların kararlılıkla sürdüğünü vurguladı. 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü’nün ülkemiz, milletimiz ve ekonomimiz açısından hayırlara vesile olmasını temenni ediyor; finansal bilinç, ekonomik istikrar ve güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda emeği geçen tüm kurumlarımıza, uzmanlarımıza ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.” Cumhurbaşkanı ErdoğanFinansal Okuryazarlık Günüİstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi Paylaş 0 FacebookTwitterPinterestTumblrVKWhatsappEmail Zirvem Gazetesi Önceki Haberler Gülistan Doku soruşturmasında firari Umut Altaş ABD’de gözaltına alındı next post Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu: Terörün Olduğu Yerde Durur Muyum? Ayrıca Bu Haberlerede Bakabilirsiniz Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı‘nın ardından millete seslendi Eylül 8, 2026 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergi Açılışı“na katıldı Eylül 5, 2026 Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı Özel Programı‘nda konuştu Ağustos 31, 2026 Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Malazgirt’te Bizans’ın paslı kilidini iman anahtarıyla kırıp Anadolu’nun cümle kapısını açtık” Ağustos 27, 2026 Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu: Pkk’lılara değil kürtlere sarılacaksınız! Ağustos 26, 2026 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı‘nın ardından millete seslendi Ağustos 26, 2026